ATATÜRK’ÜN YOLUNDA

“Bağımsızlık benim karakterimdir.“ diyen Atatürk bağımsız olabilmek için nelerin yapılması gerektiğini çok iyi biliyordu. Çağın gerisinde kalmamak için çağdaş bir eğitim, üretmek için de çalışmak gerekir diyordu. “Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden rahat yaşamak isteyen toplumlar önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar“ diyerek çalışmanın ve üretmenin bağımsızlığın koşulu olduğunu ne güzel dile getirmiştir. 
 

Çağdaş bir eğitim-öğretimin ilk koşulu okumak, okumak içinde alfabeyi bilmek olduğundan o tahtanın başında alfabeyi öğreten bir başöğretmendi. Hayatı cephelerde geçen bir asker olarak çok okumanın kazanımlarıyla, kararlılığıyla ve güveniyle büyük devletlerin işgalinden kurtarmıştır vatanı. Kurtardığı vatanı bilimin ışığıyla aydınlık yarınlara hazırlamak için yaptığı inkılaplar, koyduğu ilkeler sadece bizim için değil, diğer ülkeler için de yol gösterici olmuştur. 

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.“ diyen Atatürk sanata verdiği değeri de şu sözleriyle ifade etmiştir. ‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.’ Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti yaşatacak olan fikri hür, vicdanı hür gençler yetiştirmek biz öğretmenlerin görevidir. 


                  ‘’ Cumhuriyeti bir kurduk, onu yaşatacak ve yüceltecek olan sizlersiniz.’’